Bitkiler elektro-kimyasal sinyalleri kendi ihtiyaçlarını ifade etmek için kullanıyor. Microsoft tarafından geliştirilen Florence projesi, geliştirilmiş iletişim ile doğal ve dijital dünyaların iç içe ve uyum içinde yaşadığı bir gelecek tasvir ediyor. Projede son olarak bitki ve insan arasında iletişim sağlayan ilk arayüz oluşturuldu.

Dünya Halleri adlı teknoloji sitesinden Mehmet Serdar Kuzuloğlu'nun haberine göre;

Microsoft’ta misafir sanatçı olarak çalışan Helene Steiner’in projesinde,doğal dil araştırması, biyoloji, tasarım ve mühendisliği bir arada kullanılarak, dil aracılığıyla bitki-insan iletişimi sağlayan ilk arayüz oluşturuldu.

Bitkiler çok büyük miktarlarda veriyi elektriksel ve kimyasal sinyaller ile sentezleyebiliyor ve kendi çıkarları doğrultusunda bilinçli bir şekilde kendilerinde, komşularında ve çevrelerindeki alanda değişiklik yapabiliyor. 

Hücre depolarizasyonu sebebiyle oluşan bu sinyaller tüm bitkiyi, biyotik ve abiyotik stres gibi bölgesel uyarıcılar için tetikte tutuyor. Bu sinyaller canlı organizmaların en evrensel özelliklerinden birisi. Florence projesinde bitkilerin farklı ışık frekanslarına duyarlılığından faydalanılarak, güdümleme yoluyla bitkide tepkilerin tetiklenmesi sağlandı. Daha sonra bitkiler ve doğal dil işlemleri arasındaki benzerlikler karşılaştırıldı.

Elektriksel bitki tepkileri doku üzerinde ve tüm bitki seviyesinde bitkiye iliştirilen elektrotlar ve açık kaynaklı bir biyoelektrik sinyali paneli sayesinde ölçülebiliyor. Florence projesi bitkilere tepki veren, doğal çevremizle nasıl iletişim kurduğumuza dair yeni algılar oluşturan canlı maddeler olarak yaklaşıyor. Bu da doğal çevremizle ilkel yollarla da olsa konuşabilme imkanı doğuruyor.

Bu sistemde kullanıcı öncelikle düzenlenmiş doğal dil yoluyla bitki ile iletişim kurmayı ya da ona etki etmeyi deniyor. Girdileri duygusal ve semantik içerik bakımından analiz ediliyor. Sonuç sinyalleri bitkinin üzerinde bulunan bir ışık kaynağını düzenlemek için kullanılıyor.

Bu etkileşimsel döngü sırasında bitkiden gelen kimyasal ve elektriksel sinyaller ve çevresi hakkındaki bilgiler inceleniyor. Daha sonra bu sinyaller dilbilimsel girdi ile birleştirilerek bitkiden bir cevap almak için kullanılıyor. Sonuçta oluşan cevaplar, girilen verilerin dil ağaçları ve açıklamalar ile şekillenmiş dönüşümleri oluyor. Bitkiler bu dilbilimsel bilgiyi tamamen anlamasa bile, çıktıyı yeni ve tahmin edilemeyen bir şekilde etkiliyor.

Florence Projesi gelecekte yapılacak çevresel araştırma, biyolojik sensör ve gen ifadesi uygulamalarının yanı sıra dijital ve doğal dünyalarımızı birleştirecek yeni fırsatlar için bir temel oluşturuyor.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)